لَّا جُنَاحَ عَلَيۡكُمۡ إِن طَلَّقۡتُمُ ٱلنِّسَآءَ مَا لَمۡ تَمَسُّوهُنَّ أَوۡ تَفۡرِضُواْ لَهُنَّ فَرِيضَةٗۚ وَمَتِّعُوهُنَّ عَلَى ٱلۡمُوسِعِ قَدَرُهُۥ وَعَلَى ٱلۡمُقۡتِرِ قَدَرُهُۥ مَتَٰعَۢا بِٱلۡمَعۡرُوفِۖ حَقًّا عَلَى ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Kendilerine dokunmadığınız veya bir mehir belirlemediğiniz kadınları boşamanızda size bir günah yoktur. Onları faydalandırın; zenginin kendi gücü oranında, fakirin de kendi gücü oranında, iyilikle bir faydalandırma olarak. Bu, iyilik yapanlar üzerine bir borçtur.
la cunaha aleykum in tallaktum en-nisae ma lem temessuhunne ev tefridu lehunne faridaten ve mettiuhunne ala alel-musi'i kaderuhu ve ala alel-muktiri kaderuhu metaan bil-marufi hakkan ala alel-muhsinin
Kelime Analizi
Morfolojik ve sentaks yapısı - 25 kelime
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | لَّا la | yoktur Edat değildir | - |
2 | جُنَاحَ cunaha | günah İsim sorumluluk, vebal | ج ن ح |
3 | عَلَيۡكُمۡ aleykum | üzerine Edat siz | - |
4 | إِن in | eğer Edat şayet | - |
5 | طَلَّقۡتُمُ tallaktum | boşadınız Fiil | ط ل ق |
6 | ٱلنِّسَآءَ en-nisae | kadınlar İsim | ن س و |
7 | مَا ma | sürece Edat müddetçe | - |
8 | لَمۡ lem | olmadı Edat yapmadı | - |
9 | تَمَسُّوهُنَّ temessuhunne | dokunmak Fiil onlar | م س س |
10 | أَوۡ ev | veya Edat yahut | - |
11 | تَفۡرِضُواْ tefridu | belirlemek Fiil takdir etmek, farz kılmak | ف ر ض |
12 | لَهُنَّ lehunne | için Edat onlara, onlar | - |
13 | فَرِيضَةٗۚ faridaten | mehir İsim belirlenmiş pay, yükümlülük | ف ر ض |
14 | وَمَتِّعُوهُنَّ ve mettiuhunne | faydalandırın Fiil mut'a verin, ve, onlar | م ت ع |
15 | عَلَى ala | üzerine Edat göre | - |
16 | ٱلۡمُوسِعِ alel-musi'i | genişlik sahibi İsim zengin, imkanı olan | و س ع |
17 | قَدَرُهُۥ kaderuhu | ölçü İsim miktar, güç, onun | ق د ر |
18 | وَعَلَى ve ala | ve Edat üzerine | - |
19 | ٱلۡمُقۡتِرِ alel-muktiri | dar geçimli İsim fakir, eli dar olan | ق ت ر |
20 | قَدَرُهُۥ kaderuhu | ölçü İsim güç, onun | ق د ر |
21 | مَتَٰعَۢا metaan | faydalandırma İsim geçimlik | م ت ع |
22 | بِٱلۡمَعۡرُوفِۖ bil-marufi | bilinen İsim iyilik, örfe uygun, ile | ع ر ف |
23 | حَقًّا hakkan | hak İsim borç, gerçek, görev | ح ق ق |
24 | عَلَى ala | üzerine Edat | - |
25 | ٱلۡمُحۡسِنِينَ alel-muhsinin | iyilik yapanlar İsim ihsan sahipleri | ح س ن |
İlişkili Ayetler