وَإِن طَلَّقۡتُمُوهُنَّ مِن قَبۡلِ أَن تَمَسُّوهُنَّ وَقَدۡ فَرَضۡتُمۡ لَهُنَّ فَرِيضَةٗ فَنِصۡفُ مَا فَرَضۡتُمۡ إِلَّآ أَن يَعۡفُونَ أَوۡ يَعۡفُوَاْ ٱلَّذِي بِيَدِهِۦ عُقۡدَةُ ٱلنِّكَاحِۚ وَأَن تَعۡفُوٓاْ أَقۡرَبُ لِلتَّقۡوَىٰۚ وَلَا تَنسَوُاْ ٱلۡفَضۡلَ بَيۡنَكُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرٌ
Eğer onlara bir mehir belirlediğiniz halde kendilerine dokunmadan onları boşarsanız, belirlediğinizin yarısı onlarındır. Ancak kadınların vazgeçmesi veya nikah bağı elinde bulunanın vazgeçmesi başkadır. Vazgeçmeniz takvaya daha yakındır. Aranızdaki fazileti unutmayın. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı görendir.
ve in tallaktumuhunne min kabli en temessuhunne ve kad faradtum lehunne faridaten fe nısfu ma faradtum illa en ya'fune ev ya'fuve ellezi biyedihi ukdetu en-nikahi ve en ta'fu akrabu lit-takva ve la tensu el-fadle beynekum inne Allaha bima ta'melune basirun
Kelime Analizi
Morfolojik ve sentaks yapısı - 35 kelime
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَإِن ve in | ve Edat eğer, şayet | - |
2 | طَلَّقۡتُمُوهُنَّ tallaktumuhunne | boşadınız Fiil siz, koruma harfi / doyum vavı, onları (kadınları) | ط ل ق |
3 | مِن min | -den Edat -dan | - |
4 | قَبۡلِ kabli | önce İsim | ق ب ل |
5 | أَن en | -mek Edat -mak (masdar edatı) | - |
6 | تَمَسُّوهُنَّ temessuhunne | dokunursunuz Fiil siz, onlara | م س س |
7 | وَقَدۡ ve kad | ve (hal vavı) Edat gerçekten, zaten | - |
8 | فَرَضۡتُمۡ faradtum | belirlediniz Fiil farz kıldınız, siz | ف ر ض |
9 | لَهُنَّ lehunne | için Edat onlara, onlar (kadınlar) | - |
10 | فَرِيضَةٗ faridaten | belirlenmiş miktar İsim mehir | ف ر ض |
11 | فَنِصۡفُ fe nısfu | yarısı İsim o halde (takibiye) | ن ص ف |
12 | مَا ma | şey Zamir ki o | - |
13 | فَرَضۡتُمۡ faradtum | belirlediniz Fiil | ف ر ض |
14 | إِلَّآ illa | ancak Edat hariç | - |
15 | أَن en | -mesi Edat -ması | - |
16 | يَعۡفُونَ ya'fune | vazgeçerler Fiil bağışlarlar | ع ف و |
17 | أَوۡ ev | veya Edat yahut | - |
18 | يَعۡفُوَاْ ya'fuve | vazgeçer Fiil | ع ف و |
19 | ٱلَّذِي ellezi | o kimse ki Zamir | - |
20 | بِيَدِهِۦ biyedihi | el İsim ile, elinde, onun | ي د ي |
21 | عُقۡدَةُ ukdetu | düğüm İsim bağ | ع ق د |
22 | ٱلنِّكَاحِۚ en-nikahi | evlilik İsim nikah | ن ك ح |
23 | وَأَن ve en | ve Edat -meniz, -manız | - |
24 | تَعۡفُوٓاْ ta'fu | vazgeçmeniz Fiil bağışlamanız | ع ف و |
25 | أَقۡرَبُ akrabu | daha yakın Sıfat | ق ر ب |
26 | لِلتَّقۡوَىٰۚ lit-takva | takva İsim sakınma, Allah bilinci, için | و ق ي |
27 | وَلَا ve la | ve Edat sakın... yapmayın (nehiy) | - |
28 | تَنسَوُاْ tensu | unutmayın Fiil | ن س ي |
29 | ٱلۡفَضۡلَ el-fadle | fazilet İsim iyilik, erdem | ف ض ل |
30 | بَيۡنَكُمۡۚ beynekum | aranızda Edat sizin | ب ي ن |
31 | إِنَّ inne | şüphesiz Edat muhakkak | - |
32 | ٱللَّهَ Allaha | Allah Özel İsim İlahi İsim | ا ل ه |
33 | بِمَا bima | şeyleri Zamir -i, -e | - |
34 | تَعۡمَلُونَ ta'melune | yapıyorsunuz Fiil işliyorsunuz | ع م ل |
35 | بَصِيرٌ basirun | hakkıyla gören Sıfat Sıfat | ب ص ر |
İlişkili Ayetler