Ana Sayfa

Kök Analizi

ج ع ل

Kök Analizi

ج ع ل

14

Kullanım

12

Ayet

10

Anlam

14

Kuran

Kelime Formları (8)

تَجۡعَلُواْ
جَعَلۡنَا
ٱجۡعَلۡ
ٱجْعَلْ
جَاعِلُكَ
جَعَلَ
جَعَلۡنَٰكُمۡ
فَجَعَلۡنَٰهَا

14 sonuçtan 1-14 gösteriliyor

KonumKelimeAnlamBağlam
Kuran-ı Kerim
Bakara:22

تَجۡعَلُواْ

tecalu

kılmayın

O ki, yeryüzünü sizin için bir döşek, göğü de bir bina kıldı; gökten bir su indirdi ve onunla size rızık olarak ürünlerden çıkardı. Öyleyse siz bilirken Allah'a ortaklar koşmayın.

Kuran-ı Kerim
Bakara:224

تَجۡعَلُواْ

tecalu

yapmak

Allah'ı iyilik etmenize, sakınmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel olacak şekilde yeminlerinize siper yapmayın. Allah işitendir, bilendir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:125

جَعَلۡنَا

cealna

kıldık

Hani biz Evi insanlar için bir dönüş yeri ve bir güven yeri kılmıştık. İbrahim'in makamından bir namazgah edinin. İbrahim ve İsmail'e, Evimi tavaf edenler, ibadete kapananlar, rüku ve secde edenler için temizleyin diye ahit verdik.

Kuran-ı Kerim
Bakara:143

جَعَلۡنَا

cealna

kıldık

İşte böylece sizi orta bir ümmet kıldık ki insanlara şahitler olasınız ve Elçi de size şahit olsun. Senin üzerinde olduğun kıbleyi ancak Elçi'ye uyanı, iki topuğu üzerinde gerisin geri dönenden ayırt edelim diye kıldık. Bu, Allah'ın hidayet verdikleri dışındakilere elbette ağır gelir. Allah sizin imanınızı zayi edecek değildir. Şüphesiz Allah insanlara karşı çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:126

ٱجۡعَلۡ

ic'al

kıl

Hani İbrahim, Rabbim, burayı güvenli bir belde kıl ve halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları ürünlerle rızıklandır demişti. Allah buyurdu ki: İnkar edeni de az bir süre faydalandırır, sonra onu ateşin azabına sürüklerim. O ne kötü bir varış yeridir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:260

ٱجْعَلْ

ic'al

koy

Hani İbrahim, 'Rabbim, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster' demişti. 'İnanmadın mı?' dedi. 'Hayır, inandım fakat kalbim mutmain olsun diye' dedi. 'Öyleyse kuşlardan dört tane al, onları kendine alıştır, sonra her dağın üzerine onlardan bir parça koy, sonra onları çağır, sana koşarak gelirler. Bil ki Allah Azizdir, Hakimdir.'

Kuran-ı Kerim
Bakara:124

جَاعِلُكَ

cailuke

kılan

Hani İbrahim'i Rabbi birtakım kelimelerle imtihan etmişti de o da onları tamamlamıştı. Ben seni insanlara imam kılacağım dedi. O da soyumdan da dedi. Benim ahdim zalimlere erişmez dedi.

Kuran-ı Kerim
Bakara:22

جَعَلَ

ceale

kıldı

O ki, yeryüzünü sizin için bir döşek, göğü de bir bina kıldı; gökten bir su indirdi ve onunla size rızık olarak ürünlerden çıkardı. Öyleyse siz bilirken Allah'a ortaklar koşmayın.

Kuran-ı Kerim
Bakara:143

جَعَلۡنَٰكُمۡ

cealnakum

kıldık

İşte böylece sizi orta bir ümmet kıldık ki insanlara şahitler olasınız ve Elçi de size şahit olsun. Senin üzerinde olduğun kıbleyi ancak Elçi'ye uyanı, iki topuğu üzerinde gerisin geri dönenden ayırt edelim diye kıldık. Bu, Allah'ın hidayet verdikleri dışındakilere elbette ağır gelir. Allah sizin imanınızı zayi edecek değildir. Şüphesiz Allah insanlara karşı çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:66

فَجَعَلۡنَٰهَا

fecaalnaha

kılmak

Böylece onu hem çağdaşları hem de sonradan gelecekler için ibret verici bir ceza ve sakınanlar için bir öğüt kıldık.

Kuran-ı Kerim
Bakara:128

وَٱجۡعَلۡنَا

vecalna

kıl

Rabbimiz bizi sana teslim olan iki kişi kıl ve soyumuzdan sana teslim olan bir ümmet çıkar ve bize ibadet usullerimizi göster ve tövbemizi kabul et şüphesiz sen tövbeleri çokça kabul edensin merhametlisin.

Kuran-ı Kerim
Nur:40

يَجۡعَلِ

yec'alil

kılmaz

Veya derin bir denizdeki karanlıklar gibidir ki onu bir dalga örter, onun üstünden bir dalga daha, onun üstünden de bir bulut. Kat kat karanlıklar; elini çıkardığında neredeyse onu göremez. Kime Allah bir nur vermezse, onun için hiçbir nur yoktur.

Kuran-ı Kerim
Nur:43

يَجۡعَلُهُۥ

yec'aluhu

yapmak

Görmedin mi ki Allah, bulutları sevk eder, sonra onları birleştirir, sonra da onları bir yığın haline getirir. Böylece sen, onun arasından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlardan dolu indirir de onunla dilediği kimseye isabet ettirir ve dilediği kimseden onu çevirir. Şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:19

يَجْعَلُونَ

yec'alune

koyarlar

Yahut gökten boşanan, içinde karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek bulunan bir yağmur gibidirler. Ölüm korkusuyla, yıldırımlardan dolayı parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Allah, kafirleri kuşatandır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:22

تَجۡعَلُواْ

tecalu

Anlam:

kılmayın

O ki, yeryüzünü sizin için bir döşek, göğü de bir bina kıldı; gökten bir su indirdi ve onunla size rızık olarak ürünlerden çıkardı. Öyleyse siz bilirken Allah'a ortaklar koşmayın.

Kuran-ı Kerim
Bakara:224

تَجۡعَلُواْ

tecalu

Anlam:

yapmak

Allah'ı iyilik etmenize, sakınmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel olacak şekilde yeminlerinize siper yapmayın. Allah işitendir, bilendir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:125

جَعَلۡنَا

cealna

Anlam:

kıldık

Hani biz Evi insanlar için bir dönüş yeri ve bir güven yeri kılmıştık. İbrahim'in makamından bir namazgah edinin. İbrahim ve İsmail'e, Evimi tavaf edenler, ibadete kapananlar, rüku ve secde edenler için temizleyin diye ahit verdik.

Kuran-ı Kerim
Bakara:143

جَعَلۡنَا

cealna

Anlam:

kıldık

İşte böylece sizi orta bir ümmet kıldık ki insanlara şahitler olasınız ve Elçi de size şahit olsun. Senin üzerinde olduğun kıbleyi ancak Elçi'ye uyanı, iki topuğu üzerinde gerisin geri dönenden ayırt edelim diye kıldık. Bu, Allah'ın hidayet verdikleri dışındakilere elbette ağır gelir. Allah sizin imanınızı zayi edecek değildir. Şüphesiz Allah insanlara karşı çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:126

ٱجۡعَلۡ

ic'al

Anlam:

kıl

Hani İbrahim, Rabbim, burayı güvenli bir belde kıl ve halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları ürünlerle rızıklandır demişti. Allah buyurdu ki: İnkar edeni de az bir süre faydalandırır, sonra onu ateşin azabına sürüklerim. O ne kötü bir varış yeridir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:260

ٱجْعَلْ

ic'al

Anlam:

koy

Hani İbrahim, 'Rabbim, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster' demişti. 'İnanmadın mı?' dedi. 'Hayır, inandım fakat kalbim mutmain olsun diye' dedi. 'Öyleyse kuşlardan dört tane al, onları kendine alıştır, sonra her dağın üzerine onlardan bir parça koy, sonra onları çağır, sana koşarak gelirler. Bil ki Allah Azizdir, Hakimdir.'

Kuran-ı Kerim
Bakara:124

جَاعِلُكَ

cailuke

Anlam:

kılan

Hani İbrahim'i Rabbi birtakım kelimelerle imtihan etmişti de o da onları tamamlamıştı. Ben seni insanlara imam kılacağım dedi. O da soyumdan da dedi. Benim ahdim zalimlere erişmez dedi.

Kuran-ı Kerim
Bakara:22

جَعَلَ

ceale

Anlam:

kıldı

O ki, yeryüzünü sizin için bir döşek, göğü de bir bina kıldı; gökten bir su indirdi ve onunla size rızık olarak ürünlerden çıkardı. Öyleyse siz bilirken Allah'a ortaklar koşmayın.

Kuran-ı Kerim
Bakara:143

جَعَلۡنَٰكُمۡ

cealnakum

Anlam:

kıldık

İşte böylece sizi orta bir ümmet kıldık ki insanlara şahitler olasınız ve Elçi de size şahit olsun. Senin üzerinde olduğun kıbleyi ancak Elçi'ye uyanı, iki topuğu üzerinde gerisin geri dönenden ayırt edelim diye kıldık. Bu, Allah'ın hidayet verdikleri dışındakilere elbette ağır gelir. Allah sizin imanınızı zayi edecek değildir. Şüphesiz Allah insanlara karşı çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:66

فَجَعَلۡنَٰهَا

fecaalnaha

Anlam:

kılmak

Böylece onu hem çağdaşları hem de sonradan gelecekler için ibret verici bir ceza ve sakınanlar için bir öğüt kıldık.

Kuran-ı Kerim
Bakara:128

وَٱجۡعَلۡنَا

vecalna

Anlam:

kıl

Rabbimiz bizi sana teslim olan iki kişi kıl ve soyumuzdan sana teslim olan bir ümmet çıkar ve bize ibadet usullerimizi göster ve tövbemizi kabul et şüphesiz sen tövbeleri çokça kabul edensin merhametlisin.

Kuran-ı Kerim
Nur:40

يَجۡعَلِ

yec'alil

Anlam:

kılmaz

Veya derin bir denizdeki karanlıklar gibidir ki onu bir dalga örter, onun üstünden bir dalga daha, onun üstünden de bir bulut. Kat kat karanlıklar; elini çıkardığında neredeyse onu göremez. Kime Allah bir nur vermezse, onun için hiçbir nur yoktur.

Kuran-ı Kerim
Nur:43

يَجۡعَلُهُۥ

yec'aluhu

Anlam:

yapmak

Görmedin mi ki Allah, bulutları sevk eder, sonra onları birleştirir, sonra da onları bir yığın haline getirir. Böylece sen, onun arasından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlardan dolu indirir de onunla dilediği kimseye isabet ettirir ve dilediği kimseden onu çevirir. Şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:19

يَجْعَلُونَ

yec'alune

Anlam:

koyarlar

Yahut gökten boşanan, içinde karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek bulunan bir yağmur gibidirler. Ölüm korkusuyla, yıldırımlardan dolayı parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Allah, kafirleri kuşatandır.