Ana Sayfa

Kök Analizi

h y y

Kök Analizi

h y y

3

Kullanım

3

Ayet

3

Anlam

3

Kuran

Kelime Formları (3)

ٱلۡحَيَوٰةِ
وَيَسۡتَحۡيُونَ
يُحْيِي

3 sonuçtan 1-3 gösteriliyor

KonumKelimeAnlamBağlam
Kuran-ı Kerim
Bakara:204

ٱلۡحَيَوٰةِ

el-hayati

hayat

İnsanlardan öylesi vardır ki dünya hayatı hakkındaki sözü senin hoşuna gider ve o kalbindekine Allah'ı şahit tutar halbuki o düşmanların en azılısıdır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:49

وَيَسۡتَحۡيُونَ

ve yestahyune

sağ bırakıyorlar

Hani sizi Firavun ailesinden kurtarmıştık; size azabın en kötüsünü reva görüyorlar, oğullarınızı boğazlıyorlar ve kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Kuran-ı Kerim
Bakara:259

يُحْيِي

yuhyi

diriltir

Yahut o kimse gibi ki çatıları üzerine çökmüş bir kasabaya uğramıştı. Allah burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek? dedi. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl ölü bıraktı, sonra onu diriltti. Ne kadar kaldın? dedi. Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldım, dedi. Hayır, yüz yıl kaldın, dedi. Yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Eşeğine bak, seni insanlara bir ayet kılmamız için. Kemiklere bak, onları nasıl birleştirip yerli yerince diziyoruz, sonra onlara et giydiriyoruz. Bu ona belli olunca, biliyorum ki Allah her şeye kadirdir, dedi.

Kuran-ı Kerim
Bakara:204

ٱلۡحَيَوٰةِ

el-hayati

Anlam:

hayat

İnsanlardan öylesi vardır ki dünya hayatı hakkındaki sözü senin hoşuna gider ve o kalbindekine Allah'ı şahit tutar halbuki o düşmanların en azılısıdır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:49

وَيَسۡتَحۡيُونَ

ve yestahyune

Anlam:

sağ bırakıyorlar

Hani sizi Firavun ailesinden kurtarmıştık; size azabın en kötüsünü reva görüyorlar, oğullarınızı boğazlıyorlar ve kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Kuran-ı Kerim
Bakara:259

يُحْيِي

yuhyi

Anlam:

diriltir

Yahut o kimse gibi ki çatıları üzerine çökmüş bir kasabaya uğramıştı. Allah burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek? dedi. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl ölü bıraktı, sonra onu diriltti. Ne kadar kaldın? dedi. Bir gün veya günün bir kısmı kadar kaldım, dedi. Hayır, yüz yıl kaldın, dedi. Yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Eşeğine bak, seni insanlara bir ayet kılmamız için. Kemiklere bak, onları nasıl birleştirip yerli yerince diziyoruz, sonra onlara et giydiriyoruz. Bu ona belli olunca, biliyorum ki Allah her şeye kadirdir, dedi.