فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِۗ وَيَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡيَتَٰمَىٰۖ قُلۡ إِصۡلَاحٞ لَّهُمۡ خَيۡرٞۖ وَإِن تُخَالِطُوهُمۡ فَإِخۡوَٰنُكُمۡۚ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ ٱلۡمُفۡسِدَ مِنَ ٱلۡمُصۡلِحِۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَأَعۡنَتَكُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٞ
Dünyada ve ahirette. Sana yetimleri soruyorlar. De ki: Onlar için ıslah hayırlıdır. Eğer onlarla bir arada yaşarsanız, onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah bozguncuyu ıslah ediciden ayırmasını bilir. Eğer Allah dileseydi sizi zahmete sokardı. Şüphesiz Allah Azizdir, Hakimdir.
fi ed-dünya vel-ahireti ve yes'eluneke ani el-yetama kul islahun lehum hayrun ve in tuhalituhum fe ihvanukum vallah ya'lemu el-mufside mine el-muslihi ve lev şae Allah le'anetekum inne Allaha azizun hakimun
Kelime Analizi
Morfolojik ve sentaks yapısı - 26 kelime
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | فِي fi | içinde Edat hakkında, -de/-da | ف ي |
2 | ٱلدُّنۡيَا ed-dünya | dünya İsim yakın olan | د ن و |
3 | وَٱلۡأٓخِرَةِۗ vel-ahireti | ahiret İsim sonra gelen, ve | أ خ ر |
4 | وَيَسۡـَٔلُونَكَ ve yes'eluneke | soruyorlar Fiil ve, sana | س أ ل |
5 | عَنِ ani | hakkında Edat -den/-dan | - |
6 | ٱلۡيَتَٰمَىٰۖ el-yetama | yetimler İsim | ي ت م |
7 | قُلۡ kul | de ki Fiil söyle | ق و ل |
8 | إِصۡلَاحٞ islahun | ıslah etmek İsim iyileştirmek, düzeltmek | ص ل ح |
9 | لَّهُمۡ lehum | için Edat onlar | - |
10 | خَيۡرٞۖ hayrun | daha hayırlı Sıfat iyi | خ ي ر |
11 | وَإِن ve in | ve Edat eğer | - |
12 | تُخَالِطُوهُمۡ tuhalituhum | karışırsanız Fiil bir arada yaşarsanız, onlarla | خ ل ط |
13 | فَإِخۡوَٰنُكُمۡۚ fe ihvanukum | kardeşler İsim o halde, ise, sizin | أ خ و |
14 | وَٱللَّهُ vallah | Allah Özel İsim İlahi İsim ve | إ ل ه |
15 | يَعۡلَمُ ya'lemu | bilir Fiil ayırt eder | ع ل م |
16 | ٱلۡمُفۡسِدَ el-mufside | bozguncu İsim fesat çıkaran | ف س د |
17 | مِنَ mine | -den/-dan Edat | - |
18 | ٱلۡمُصۡلِحِۚ el-muslihi | ıslah eden İsim düzeltici | ص ل ح |
19 | وَلَوۡ ve lev | ve Edat eğer, şayet | - |
20 | شَآءَ şae | diledi Fiil istedi | ش ي أ |
21 | ٱللَّهُ Allah | Allah Özel İsim İlahi İsim | إ ل ه |
22 | لَأَعۡنَتَكُمۡۚ le'anetekum | zahmete sokardı Fiil sıkıntıya düşürürdü, elbette, mutlaka | ع ن ت |
23 | إِنَّ inne | şüphesiz Edat muhakkak | - |
24 | ٱللَّهَ Allaha | Allah Özel İsim İlahi İsim | إ ل ه |
25 | عَزِيزٌ azizun | Aziz Sıfat Sıfat üstün, güçlü | ع ز ز |
26 | حَكِيمٞ hakimun | Hakim Sıfat Sıfat hikmet sahibi, hükümran | ح ك م |
İlişkili Ayetler