Kök Analizi
ف ض ل
17
Kullanım
17
Ayet
3
Anlam
17
Kuran
Kelime Formları (8)
17 sonuçtan 1-17 gösteriliyor
فَضۡلُ
fadlu
Anlam:
lütuf
Sonra bunun ardından yüz çevirdiniz. Eğer Allah'ın üzerinizdeki lütfu ve rahmeti olmasaydı, elbette hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.
فَضۡلُ
fadlu
Anlam:
lütuf
Eğer üzerinizde Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı ve şüphesiz ki Allah çokça tevbe kabul eden, hikmet sahibi olmasaydı (haliniz nice olurdu).
فَضۡلُ
fadlu
Anlam:
lütuf
Allah'ın size dünyada ve ahirette lütfu ve rahmeti olmasaydı, elbette içine daldığınız şeyden dolayı size büyük bir azap dokunurdu.
فَضۡلُ
fadlu
Anlam:
lütuf
Eğer Allah'ın sizin üzerinizdeki lütfu ve rahmeti olmasaydı ve şüphesiz ki Allah çok şefkatli, çok merhametlidir (o zaman başınıza büyük bir felaket gelirdi).
فَضۡلِهِۦۗ
fadlihi
Anlam:
lütuf
Bekarlarınızı ve kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler, Allah onları lütfundan zenginleştirir. Allah, lütfu geniş olandır, her şeyi bilendir.
فَضۡلِهِۦۗ
fadlihi
Anlam:
lütuf
Evlilik imkanı bulamayanlar, Allah onları lütfundan zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sağ ellerinizin sahip olduğu kölelerden mukatebe isteyenlerle, eğer onlarda bir hayır görürseniz, mukatebe sözleşmesi yapın. Ve onlara Allah'ın size verdiği maldan verin. Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, iffetli kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zorlarsa, şüphesiz Allah onların zorlanmasından sonra çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
فَضۡلِهِۦۗ
fadlihi
Anlam:
lütuf
Allah onları yaptıklarının en güzeliyle ödüllendirsin ve lütfundan artırsın diye. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.
ٱلۡفَضۡلِ
el-fadli
Anlam:
lütuf
Kitap ehlinden inkar edenler ve ortak koşanlar, Rabbinizden size bir hayır indirilmesini istemezler. Allah ise rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah büyük lütuf sahibidir.
ٱلۡفَضۡلِ
el-fadl
Anlam:
fazilet
Sizden fazilet ve servet sahibi olanlar, akrabalarına, miskinlere ve Allah yolunda hicret edenlere vermeyeceklerine yemin etmesinler. Affetsinler ve hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
فَضۡلٍ
fazlin
Anlam:
lütuf
Ölüm korkusuyla yurtlarından çıkan binlerce kişiyi görmedin mi? Allah onlara ölün dedi, sonra onları diriltti. Şüphesiz Allah, insanlar üzerinde lütuf sahibidir, fakat insanların çoğu şükretmezler.
فَضۡلٍ
fadlin
Anlam:
lütuf
Böylece onları Allah'ın izniyle bozguna uğrattılar. Davut Calut'u öldürdü. Allah ona hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğinden öğretti. Eğer Allah'ın insanları birbirleriyle savması olmasaydı yeryüzü fesada uğrardı. Fakat Allah âlemler üzerinde lütuf sahibidir.
فَضَّلۡتُكُمۡ
faddaltukum
Anlam:
üstün kıldım
Ey İsrailoğulları, size verdiğim nimetimi ve sizi âlemlere üstün kıldığımı hatırlayın.
فَضَّلۡتُكُمۡ
faddaltukum
Anlam:
üstün kıldım
Ey İsrail oğulları, size verdiğim nimetimi ve sizi âlemlere üstün kıldığımı hatırlayın.
ٱلۡفَضۡلَ
el-fadle
Anlam:
fazilet
Eğer onlara bir mehir belirlediğiniz halde kendilerine dokunmadan onları boşarsanız, belirlediğinizin yarısı onlarındır. Ancak kadınların vazgeçmesi veya nikah bağı elinde bulunanın vazgeçmesi başkadır. Vazgeçmeniz takvaya daha yakındır. Aranızdaki fazileti unutmayın. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı görendir.
فَضْلُ
fadlu
Anlam:
lütuf
Ey iman edenler, Şeytan'ın adımlarını takip etmeyin. Kim Şeytan'ın adımlarını takip ederse, şüphesiz o hayasızlığı ve kötülüğü emreder. Eğer üzerinizde Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, sizden hiç kimse ebediyen temizlenmezdi. Fakat Allah dilediğini temizler. Allah işitendir, bilendir.
فَضْلًا
fadlan
Anlam:
lütuf
Rabbinizden bir lütuf istemenizde size bir günah yoktur. Arafat'tan ayrıldığınızda Meş'ar-ı Haram'da Allah'ı anın. O sizi nasıl doğru yola ilettiyse siz de O'nu öylece anın. Gerçek şu ki, siz bundan önce sapanlardandınız.
فَضۡلِهِۦ
fazlihi
Anlam:
lütuf
Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür ki Allah'ın indirdiğini, Allah'ın kullarından dilediğine lütfundan indirmesini kıskanarak inkar ettiler. Böylece gazap üstüne gazaba uğradılar. Kafirler için alçaltıcı bir azap vardır.