Kök Analizi
ق و م
30
Kullanım
27
Ayet
20
Anlam
30
Kuran
Kelime Formları (8)
مُّسۡتَقِيمٖ
müstakim
Anlam:
dosdoğru
İnsanlardan birtakım beyinsizler, onları üzerinde bulundukları kıblelerinden çeviren nedir? diyecekler. De ki: Doğu da Batı da Allah'ındır. O dilediğini dosdoğru bir yola iletir.
مَّقَامِ
makami
Anlam:
makam
Hani biz Evi insanlar için bir dönüş yeri ve bir güven yeri kılmıştık. İbrahim'in makamından bir namazgah edinin. İbrahim ve İsmail'e, Evimi tavaf edenler, ibadete kapananlar, rüku ve secde edenler için temizleyin diye ahit verdik.
وَأَقَاמَ
ve-akame
Anlam:
ikame etti
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Fakat iyilik; Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman eden, malı ona olan sevgisine rağmen yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyenlere ve köleler uğruna veren, namazı kılan, zekatı veren, sözleştiklerinde sözlerine vefa gösterenler ile darlıkta, hastalıkta ve savaş zamanında sabredenlerin tutumudur. İşte sadık olanlar onlardır ve işte takva sahipleri onlardır.
وَأَقَامُواْ
ve ekamu
Anlam:
ikame ettiler
İman edenler, salih ameller işleyenler, namazı kılanlar ve zekatı verenlerin Rableri katında mükafatları vardır, onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ
ve ekimus salate
Anlam:
dosdoğru kılın
Hani biz İsrailoğulları'nın sözünü almıştık: Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, anne babaya, akrabaya, yetimlere ve yoksullara iyilik edin, insanlara güzellik söyleyin, namazı dosdoğru kılın ve zekatı verin. Sonra sizden az bir kesim hariç yüz çevirerek döndünüz.
وَإِقَامِ
wa iqami
Anlam:
ikame etme
Öyle erler ki ne ticaret ne de alışveriş onları Allah'ı anmaktan, namazı ikame etmekten ve zekatı vermekten alıkoyar. Onlar, kalplerin ve gözlerin alt üst olacağı bir günden korkarlar.
وَيُقِيمُونَ
ve yukimune
Anlam:
ayakta tutarlar
Onlar gayba iman ederler, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden infak ederler.
يَقُومُ
yekumu
Anlam:
kalkar
Faiz yiyenler ancak şeytanın çarparak sersemlettiği kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu onların alışveriş ancak faiz gibidir demeleri sebebiyledir. Oysa Allah alışverişi helal faizi haram kılmıştır. Kime Rabbinden bir öğüt gelir de son verirse geçmişte olan kendisinindir ve işi Allah'a kalmıştır. Kim de dönerse işte onlar ateş halkıdır onlar orada ebedi kalacaklardır.
يَٰقَوْمِ
ya kavmi
Anlam:
kavmim
Hani Musa kavmine demişti ki: Ey kavmim, şüphesiz siz buzağıyı edinmekle kendinize zulmettiniz. Öyleyse Yaratanınıza tövbe edin ve kendinizi öldürün. Bu, Yaratanınız katında sizin için daha hayırlıdır. Bunun üzerine O, tövbenizi kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çokça kabul edendir, merhamet edendir.
يَقُومُونَ
yekumune
Anlam:
kalkarlar
Faiz yiyenler ancak şeytanın çarparak sersemlettiği kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu onların alışveriş ancak faiz gibidir demeleri sebebiyledir. Oysa Allah alışverişi helal faizi haram kılmıştır. Kime Rabbinden bir öğüt gelir de son verirse geçmişte olan kendisinindir ve işi Allah'a kalmıştır. Kim de dönerse işte onlar ateş halkıdır onlar orada ebedi kalacaklardır.