Ana Sayfa

Kök Analizi

أ ت ي

Kök Analizi

أ ت ي

37

Kullanım

33

Ayet

26

Anlam

37

Kuran

Kelime Formları (8)

أُوتُواْ
ءَاتَيۡنَٰكُم
يَأۡتُواْ
يَأۡتِيَ
ءَاتِنَا
ءَاتُواْ
ءَاتَىٰهُ
ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ

37 sonuçtan 1-20 gösteriliyor

KonumKelimeAnlamBağlam
Kuran-ı Kerim
Bakara:101

أُوتُواْ

utu

verildiler

Ve onlara Allah katından yanlarındakini doğrulayan bir elçi geldiğinde, kendilerine kitap verilenlerden bir grup Allah'ın kitabını sanki bilmiyorlarmış gibi arkalarına attılar.

Kuran-ı Kerim
Bakara:144

أُوتُواْ

utu

verildiler

Biz senin yüzünün göğe çevrilip durduğunu elbette görüyoruz. Seni hoşnut olacağın bir kıbleye elbette döndüreceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Nerede olursanız yüzlerinizi onun tarafına çevirin. Kendilerine kitap verilenler, onun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah onların yaptıklarından gafil değildir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:145

أُوتُواْ

utu

verildiler

Andolsun ki sen kendilerine kitap verilenlere her türlü ayeti getirsen de onlar senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onların bir kısmı da diğerlerinin kıblesine uymaz. Sana gelen ilimden sonra eğer onların arzularına uyarsan, işte o zaman sen de zalimlerden olursun.

Kuran-ı Kerim
Bakara:63

ءَاتَيۡنَٰكُم

ateynakum

verdik

Hani sizden söz almıştık ve Tur'u üzerinize kaldırmıştık: Size verdiğimizi kuvvetle tutun ve içindekini hatırlayın ki sakınasınız.

Kuran-ı Kerim
Bakara:93

ءَاتَيۡنَٰكُم

ateynakum

verdik

Hani sizden söz almıştık ve Tur'u üzerinize kaldırmıştık: Size verdiğimize kuvvetle sarılın ve dinleyin demiştik. Onlar, 'İşittik ve isyan ettik' dediler. İnkarları sebebiyle kalplerine buzağı sevgisi içirildi. De ki: Eğer inanıyorsanız, imanınız size ne kötü şey emrediyor!

Kuran-ı Kerim
Nur:4

يَأۡتُواْ

ye'tu

getirmek

Ve o kimseler ki, iffetli kadınlara iftira atarlar, sonra dört şahit getirmezlerse, onlara seksen sopa vurun ve onların şahitliğini asla kabul etmeyin. İşte onlar fasıklardır.

Kuran-ı Kerim
Nur:13

يَأۡتُواْ

ya'tu

getirmediler

Neden onun hakkında dört şahit getirmediler? Madem ki şahitleri getirmediler, işte onlar Allah katında yalancıdırlar.

Kuran-ı Kerim
Bakara:109

يَأۡتِيَ

yetiye

getirir

Kitap ehlinden çoğu, hak kendilerine belli olduktan sonra, kendi nefislerinden kaynaklanan bir haset sebebiyle, imanınızdan sonra sizi kafirler olarak geri çevirmeyi istedi. Allah emrini getirinceye kadar affedin ve hoş görün. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:254

يَأۡتِيَ

ye'tiye

gelir

Ey iman edenler! Kendisinde alışverişin, dostluğun ve şefaatin olmadığı bir gün gelmeden önce size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. Kafirler zalimlerdir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:200

ءَاتِنَا

atina

ver

Hac ibadetlerinizi bitirdiğinizde, babalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan öyleleri vardır ki, Rabbimiz bize dünyada ver derler. Onun ahirette hiçbir nasibi yoktur.

Kuran-ı Kerim
Bakara:43

ءَاتُواْ

atu

verin

Namazı kılın, zekatı verin ve rüku edenlerle birlikte rüku edin.

Kuran-ı Kerim
Bakara:258

ءَاتَىٰهُ

atahu

verdi

Allah kendisine hükümdarlık verdiği için Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? İbrahim, 'Rabbim dirilten ve öldürendir' dediğinde o, 'Ben de diriltir ve öldürürüm' demişti. İbrahim, 'Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir' deyince, o inkâr eden şaşırıp kaldı. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

Kuran-ı Kerim
Bakara:229

ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ

ateytumuhunne

verdiniz

Boşama iki keredir. Ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salıvermek gerekir. Onlara verdiklerinizden bir şeyi geri almanız size helal olmaz; ancak her ikisinin Allah'ın sınırlarını ayakta tutamamaktan korkmaları müstesna. Eğer onların Allah'ın sınırlarını ayakta tutamayacaklarından korkarsanız, kadının feda ettiği şeyde ikisi için de günah yoktur. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır, onları aşmayın. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:211

ءَاتَيۡنَٰهُم

ateynahum

verdik

İsrailoğullarına sor onlara ne kadar apaçık ayet verdik ve kim Allah'ın nimetini kendisine geldikten sonra değiştirirse şüphesiz Allah'ın cezası şiddetlidir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:121

ءَاتَيۡنَٰهُمُ

ataynahumu

verdik

Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler onu hakkıyla okurlar. İşte onlar ona inanırlar. Kim onu inkâr ederse, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:145

أَتَيۡتَ

ateyte

getirdin

Andolsun ki sen kendilerine kitap verilenlere her türlü ayeti getirsen de onlar senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onların bir kısmı da diğerlerinin kıblesine uymaz. Sana gelen ilimden sonra eğer onların arzularına uyarsan, işte o zaman sen de zalimlerden olursun.

Kuran-ı Kerim
Bakara:136

أُوتِيَ

utiye

verildi

Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve torunlarına indirilene, Musa'ya ve İsa'ya verilene ve haber verenlere Rablerinden verilene inandık; onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz sadece O'na teslim olanlarız deyin.

Kuran-ı Kerim
Bakara:118

تَأۡتِينَآ

te'tina

geliyor

Bilmeyenler, Allah bizimle konuşsa ya veya bize bir ayet gelse ya! dediler. Onlardan öncekiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemişlerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Biz, kesin bilgiyle inanan bir toplum için ayetleri apaçık açıkladık.

Kuran-ı Kerim
Bakara:258

فَأۡتِ

fe'ti

getir

Allah kendisine hükümdarlık verdiği için Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? İbrahim, 'Rabbim dirilten ve öldürendir' dediğinde o, 'Ben de diriltir ve öldürürüm' demişti. İbrahim, 'Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir' deyince, o inkâr eden şaşırıp kaldı. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

Kuran-ı Kerim
Bakara:223

فَأۡتُواْ

fetu

gelin

Kadınlarınız sizin için bir tarladır, tarlanıza dilediğiniz gibi gelin, kendiniz için önceden hazırlık yapın, Allah'tan sakının, bilin ki O'na kavuşacaksınız ve inananları müjdele.

Kuran-ı Kerim
Bakara:101

أُوتُواْ

utu

Anlam:

verildiler

Ve onlara Allah katından yanlarındakini doğrulayan bir elçi geldiğinde, kendilerine kitap verilenlerden bir grup Allah'ın kitabını sanki bilmiyorlarmış gibi arkalarına attılar.

Kuran-ı Kerim
Bakara:144

أُوتُواْ

utu

Anlam:

verildiler

Biz senin yüzünün göğe çevrilip durduğunu elbette görüyoruz. Seni hoşnut olacağın bir kıbleye elbette döndüreceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Nerede olursanız yüzlerinizi onun tarafına çevirin. Kendilerine kitap verilenler, onun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah onların yaptıklarından gafil değildir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:145

أُوتُواْ

utu

Anlam:

verildiler

Andolsun ki sen kendilerine kitap verilenlere her türlü ayeti getirsen de onlar senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onların bir kısmı da diğerlerinin kıblesine uymaz. Sana gelen ilimden sonra eğer onların arzularına uyarsan, işte o zaman sen de zalimlerden olursun.

Kuran-ı Kerim
Bakara:63

ءَاتَيۡنَٰكُم

ateynakum

Anlam:

verdik

Hani sizden söz almıştık ve Tur'u üzerinize kaldırmıştık: Size verdiğimizi kuvvetle tutun ve içindekini hatırlayın ki sakınasınız.

Kuran-ı Kerim
Bakara:93

ءَاتَيۡنَٰكُم

ateynakum

Anlam:

verdik

Hani sizden söz almıştık ve Tur'u üzerinize kaldırmıştık: Size verdiğimize kuvvetle sarılın ve dinleyin demiştik. Onlar, 'İşittik ve isyan ettik' dediler. İnkarları sebebiyle kalplerine buzağı sevgisi içirildi. De ki: Eğer inanıyorsanız, imanınız size ne kötü şey emrediyor!

Kuran-ı Kerim
Nur:4

يَأۡتُواْ

ye'tu

Anlam:

getirmek

Ve o kimseler ki, iffetli kadınlara iftira atarlar, sonra dört şahit getirmezlerse, onlara seksen sopa vurun ve onların şahitliğini asla kabul etmeyin. İşte onlar fasıklardır.

Kuran-ı Kerim
Nur:13

يَأۡتُواْ

ya'tu

Anlam:

getirmediler

Neden onun hakkında dört şahit getirmediler? Madem ki şahitleri getirmediler, işte onlar Allah katında yalancıdırlar.

Kuran-ı Kerim
Bakara:109

يَأۡتِيَ

yetiye

Anlam:

getirir

Kitap ehlinden çoğu, hak kendilerine belli olduktan sonra, kendi nefislerinden kaynaklanan bir haset sebebiyle, imanınızdan sonra sizi kafirler olarak geri çevirmeyi istedi. Allah emrini getirinceye kadar affedin ve hoş görün. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:254

يَأۡتِيَ

ye'tiye

Anlam:

gelir

Ey iman edenler! Kendisinde alışverişin, dostluğun ve şefaatin olmadığı bir gün gelmeden önce size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. Kafirler zalimlerdir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:200

ءَاتِنَا

atina

Anlam:

ver

Hac ibadetlerinizi bitirdiğinizde, babalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan öyleleri vardır ki, Rabbimiz bize dünyada ver derler. Onun ahirette hiçbir nasibi yoktur.

Kuran-ı Kerim
Bakara:43

ءَاتُواْ

atu

Anlam:

verin

Namazı kılın, zekatı verin ve rüku edenlerle birlikte rüku edin.

Kuran-ı Kerim
Bakara:258

ءَاتَىٰهُ

atahu

Anlam:

verdi

Allah kendisine hükümdarlık verdiği için Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? İbrahim, 'Rabbim dirilten ve öldürendir' dediğinde o, 'Ben de diriltir ve öldürürüm' demişti. İbrahim, 'Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir' deyince, o inkâr eden şaşırıp kaldı. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

Kuran-ı Kerim
Bakara:229

ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ

ateytumuhunne

Anlam:

verdiniz

Boşama iki keredir. Ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salıvermek gerekir. Onlara verdiklerinizden bir şeyi geri almanız size helal olmaz; ancak her ikisinin Allah'ın sınırlarını ayakta tutamamaktan korkmaları müstesna. Eğer onların Allah'ın sınırlarını ayakta tutamayacaklarından korkarsanız, kadının feda ettiği şeyde ikisi için de günah yoktur. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır, onları aşmayın. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:211

ءَاتَيۡنَٰهُم

ateynahum

Anlam:

verdik

İsrailoğullarına sor onlara ne kadar apaçık ayet verdik ve kim Allah'ın nimetini kendisine geldikten sonra değiştirirse şüphesiz Allah'ın cezası şiddetlidir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:121

ءَاتَيۡنَٰهُمُ

ataynahumu

Anlam:

verdik

Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler onu hakkıyla okurlar. İşte onlar ona inanırlar. Kim onu inkâr ederse, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:145

أَتَيۡتَ

ateyte

Anlam:

getirdin

Andolsun ki sen kendilerine kitap verilenlere her türlü ayeti getirsen de onlar senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onların bir kısmı da diğerlerinin kıblesine uymaz. Sana gelen ilimden sonra eğer onların arzularına uyarsan, işte o zaman sen de zalimlerden olursun.

Kuran-ı Kerim
Bakara:136

أُوتِيَ

utiye

Anlam:

verildi

Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve torunlarına indirilene, Musa'ya ve İsa'ya verilene ve haber verenlere Rablerinden verilene inandık; onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz sadece O'na teslim olanlarız deyin.

Kuran-ı Kerim
Bakara:118

تَأۡتِينَآ

te'tina

Anlam:

geliyor

Bilmeyenler, Allah bizimle konuşsa ya veya bize bir ayet gelse ya! dediler. Onlardan öncekiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemişlerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Biz, kesin bilgiyle inanan bir toplum için ayetleri apaçık açıkladık.

Kuran-ı Kerim
Bakara:258

فَأۡتِ

fe'ti

Anlam:

getir

Allah kendisine hükümdarlık verdiği için Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? İbrahim, 'Rabbim dirilten ve öldürendir' dediğinde o, 'Ben de diriltir ve öldürürüm' demişti. İbrahim, 'Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir' deyince, o inkâr eden şaşırıp kaldı. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

Kuran-ı Kerim
Bakara:223

فَأۡتُواْ

fetu

Anlam:

gelin

Kadınlarınız sizin için bir tarladır, tarlanıza dilediğiniz gibi gelin, kendiniz için önceden hazırlık yapın, Allah'tan sakının, bilin ki O'na kavuşacaksınız ve inananları müjdele.