Ana Sayfa

Kök Analizi

ع ل م

Kök Analizi

ع ل م

86

Kullanım

71

Ayet

29

Anlam

86

Kuran

Kelime Formları (8)

عَلِيمٌ
عَلِيمٞ
يَعۡلَمُونَ
تَعۡلَمُونَ
يَعۡلَمُ
وَٱعۡلَمُوٓاْ
ٱلۡعَٰلَمِينَ
عَلِمَ

86 sonuçtan 61-80 gösteriliyor

KonumKelimeAnlamBağlam
Kuran-ı Kerim
Bakara:95

عَلِيمُۢ

alim

hakkıyla bilen

Ve ellerinin önceden yaptıkları sebebiyle onu asla temenni etmeyeceklerdir. Allah zalimleri hakkıyla bilendir.

Kuran-ı Kerim
Nur:41

عَلِيمُۢ

alimun

çok iyi bilen

Görmedin mi ki şüphesiz Allah'ı, göklerde ve yerde olanlar ve kanatlarını açmış olarak kuşlar tesbih eder? Her biri kendi namazını ve tesbihini şüphesiz bilmiştir. Ve Allah, onların yaptıklarını çok iyi bilendir.

Kuran-ı Kerim
Fatiha:2

الْعَالَمِينَ

el-alamin

âlemler

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.

Kuran-ı Kerim
Bakara:106

تَعۡلَمۡ

talem

bilirsin

Biz bir ayeti nesh etmez veya onu unutturmayız ki ondan daha hayırlısını veya onun benzerini getirmeyelim. Bilmez misin ki Allah her şeye kadirdir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:107

تَعْلَمْ

talem

bilmek

Bilmez misin ki, göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır? Sizin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:232

تَعْلَمُونَ

ta'lemune

bilmezsiniz

Kadınları boşadığınızda ve onlar da bekleme sürelerini bitirdiklerinde, kendi aralarında maruf üzere anlaştıkları takdirde, kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın. İşte bu, sizden Allah'a ve ahiret gününe inananlara verilen bir öğüttür. Bu sizin için daha temiz ve daha nezih olandır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Kuran-ı Kerim
Bakara:32

عِلۡمَ

ilme

bilgi

Dediler: Seni tenzih ederiz, bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen Alim, Hakim olansın.

Kuran-ı Kerim
Nur:15

عِلۡمٞ

ilmün

bilgi

O zaman onu dillerinizle alıyor, ağızlarınızla hakkında bilginiz olmayan şeyi söylüyordunuz ve onu önemsiz sanıyordunuz. Oysa o, Allah katında çok büyüktür.

Kuran-ı Kerim
Nur:33

عَلِمۡتُمۡ

alimtum

bildiniz

Evlilik imkanı bulamayanlar, Allah onları lütfundan zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sağ ellerinizin sahip olduğu kölelerden mukatebe isteyenlerle, eğer onlarda bir hayır görürseniz, mukatebe sözleşmesi yapın. Ve onlara Allah'ın size verdiği maldan verin. Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, iffetli kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zorlarsa, şüphesiz Allah onların zorlanmasından sonra çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:65

عَلِمۡتُمُ

alimtum

bildiniz

Andolsun ki siz, içinizden cumartesi günü haddi aşanları biliyordunuz. Bu yüzden onlara 'Aşağılık maymunlar olun' dedik.

Kuran-ı Kerim
Bakara:32

عَلَّمۡتَنَآ

allemtena

öğrettin

Dediler: Seni tenzih ederiz, bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen Alim, Hakim olansın.

Kuran-ı Kerim
Bakara:239

عَلَّمَكُم

allemekum

öğretti

Eğer korkarsanız yaya veya binitli olarak kılın. Güvene kavuştuğunuzda ise size bilmediğiniz şeyleri öğrettiği gibi Allah'ı anın.

Kuran-ı Kerim
Bakara:255

عِلۡمِهِۦٓ

ilmihi

ilim

Allah ki O'ndan başka ilah yoktur, Hayy'dır, Kayyum'dur. O'nu ne bir uyuklama ne de bir uyku tutar. Göklerde ne varsa ve yerde ne varsa O'nundur. O'nun izni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, onların ellerinin arasındakini ve arkalarındakini bilir. O'nun dilediği hariç, O'nun ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır. Onların korunması O'na ağır gelmez. O, Aliyy'dir, Azim'dir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:209

فَٱعۡلَمُوٓاْ

fa'lemu

bilin

Eğer size apaçık deliller geldikten sonra tökezlerseniz, bilin ki Allah Azizdir, Hakimdir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:26

فَيَعۡلَمُونَ

faya'lamuna

bilirler

Şüphesiz Allah bir sivrisineği hatta onun üstündekini örnek vermekten çekinmez. İman edenler onun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler. İnkar edenler ise Allah bu örnekle neyi murat etti derler. O bununla birçoğunu saptırır ve birçoğunu hidayete erdirir. O bununla ancak fasıkları saptırır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:143

لِنَعۡلَمَ

line'leme

bilmemiz için

İşte böylece sizi orta bir ümmet kıldık ki insanlara şahitler olasınız ve Elçi de size şahit olsun. Senin üzerinde olduğun kıbleyi ancak Elçi'ye uyanı, iki topuğu üzerinde gerisin geri dönenden ayırt edelim diye kıldık. Bu, Allah'ın hidayet verdikleri dışındakilere elbette ağır gelir. Allah sizin imanınızı zayi edecek değildir. Şüphesiz Allah insanlara karşı çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

Kuran-ı Kerim
Nur:31

لِيُعۡلَمَ

liyu'lama

bilinsin

Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, iffetlerini korusunlar, ziynetlerini görünen kısımları hariç açığa vurmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine örtsünler. Ziynetlerini kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kardeşlerinden, kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kadınlarından, sahip oldukları cariyelerinden, cinsel istek duymayan erkek hizmetçilerden veya kadınların avret yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri ziynetleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, hepiniz Allah'a tövbe edin ki kurtuluşa eresiniz.

Kuran-ı Kerim
Bakara:144

لَيَعۡلَمُونَ

le ya'lemune

bilirler

Biz senin yüzünün göğe çevrilip durduğunu elbette görüyoruz. Seni hoşnut olacağın bir kıbleye elbette döndüreceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Nerede olursanız yüzlerinizi onun tarafına çevirin. Kendilerine kitap verilenler, onun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah onların yaptıklarından gafil değildir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:33

وَأَعۡلَمُ

ve alemu

bilirim

Dedi ki: Ey Adem, onlara bunların isimlerini haber ver. O, onlara isimlerini haber verince dedi ki: Ben size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz bilirim, sizin açıkladığınızı da gizlemekte olduğunuzu da bilirim dememiş miydim?

Kuran-ı Kerim
Bakara:260

وَٱعْلَمْ

va'lem

bil

Hani İbrahim, 'Rabbim, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster' demişti. 'İnanmadın mı?' dedi. 'Hayır, inandım fakat kalbim mutmain olsun diye' dedi. 'Öyleyse kuşlardan dört tane al, onları kendine alıştır, sonra her dağın üzerine onlardan bir parça koy, sonra onları çağır, sana koşarak gelirler. Bil ki Allah Azizdir, Hakimdir.'

Kuran-ı Kerim
Bakara:95

عَلِيمُۢ

alim

Anlam:

hakkıyla bilen

Ve ellerinin önceden yaptıkları sebebiyle onu asla temenni etmeyeceklerdir. Allah zalimleri hakkıyla bilendir.

Kuran-ı Kerim
Nur:41

عَلِيمُۢ

alimun

Anlam:

çok iyi bilen

Görmedin mi ki şüphesiz Allah'ı, göklerde ve yerde olanlar ve kanatlarını açmış olarak kuşlar tesbih eder? Her biri kendi namazını ve tesbihini şüphesiz bilmiştir. Ve Allah, onların yaptıklarını çok iyi bilendir.

Kuran-ı Kerim
Fatiha:2

الْعَالَمِينَ

el-alamin

Anlam:

âlemler

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.

Kuran-ı Kerim
Bakara:106

تَعۡلَمۡ

talem

Anlam:

bilirsin

Biz bir ayeti nesh etmez veya onu unutturmayız ki ondan daha hayırlısını veya onun benzerini getirmeyelim. Bilmez misin ki Allah her şeye kadirdir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:107

تَعْلَمْ

talem

Anlam:

bilmek

Bilmez misin ki, göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır? Sizin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:232

تَعْلَمُونَ

ta'lemune

Anlam:

bilmezsiniz

Kadınları boşadığınızda ve onlar da bekleme sürelerini bitirdiklerinde, kendi aralarında maruf üzere anlaştıkları takdirde, kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın. İşte bu, sizden Allah'a ve ahiret gününe inananlara verilen bir öğüttür. Bu sizin için daha temiz ve daha nezih olandır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Kuran-ı Kerim
Bakara:32

عِلۡمَ

ilme

Anlam:

bilgi

Dediler: Seni tenzih ederiz, bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen Alim, Hakim olansın.

Kuran-ı Kerim
Nur:15

عِلۡمٞ

ilmün

Anlam:

bilgi

O zaman onu dillerinizle alıyor, ağızlarınızla hakkında bilginiz olmayan şeyi söylüyordunuz ve onu önemsiz sanıyordunuz. Oysa o, Allah katında çok büyüktür.

Kuran-ı Kerim
Nur:33

عَلِمۡتُمۡ

alimtum

Anlam:

bildiniz

Evlilik imkanı bulamayanlar, Allah onları lütfundan zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sağ ellerinizin sahip olduğu kölelerden mukatebe isteyenlerle, eğer onlarda bir hayır görürseniz, mukatebe sözleşmesi yapın. Ve onlara Allah'ın size verdiği maldan verin. Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, iffetli kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zorlarsa, şüphesiz Allah onların zorlanmasından sonra çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:65

عَلِمۡتُمُ

alimtum

Anlam:

bildiniz

Andolsun ki siz, içinizden cumartesi günü haddi aşanları biliyordunuz. Bu yüzden onlara 'Aşağılık maymunlar olun' dedik.

Kuran-ı Kerim
Bakara:32

عَلَّمۡتَنَآ

allemtena

Anlam:

öğrettin

Dediler: Seni tenzih ederiz, bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen Alim, Hakim olansın.

Kuran-ı Kerim
Bakara:239

عَلَّمَكُم

allemekum

Anlam:

öğretti

Eğer korkarsanız yaya veya binitli olarak kılın. Güvene kavuştuğunuzda ise size bilmediğiniz şeyleri öğrettiği gibi Allah'ı anın.

Kuran-ı Kerim
Bakara:255

عِلۡمِهِۦٓ

ilmihi

Anlam:

ilim

Allah ki O'ndan başka ilah yoktur, Hayy'dır, Kayyum'dur. O'nu ne bir uyuklama ne de bir uyku tutar. Göklerde ne varsa ve yerde ne varsa O'nundur. O'nun izni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, onların ellerinin arasındakini ve arkalarındakini bilir. O'nun dilediği hariç, O'nun ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır. Onların korunması O'na ağır gelmez. O, Aliyy'dir, Azim'dir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:209

فَٱعۡلَمُوٓاْ

fa'lemu

Anlam:

bilin

Eğer size apaçık deliller geldikten sonra tökezlerseniz, bilin ki Allah Azizdir, Hakimdir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:26

فَيَعۡلَمُونَ

faya'lamuna

Anlam:

bilirler

Şüphesiz Allah bir sivrisineği hatta onun üstündekini örnek vermekten çekinmez. İman edenler onun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler. İnkar edenler ise Allah bu örnekle neyi murat etti derler. O bununla birçoğunu saptırır ve birçoğunu hidayete erdirir. O bununla ancak fasıkları saptırır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:143

لِنَعۡلَمَ

line'leme

Anlam:

bilmemiz için

İşte böylece sizi orta bir ümmet kıldık ki insanlara şahitler olasınız ve Elçi de size şahit olsun. Senin üzerinde olduğun kıbleyi ancak Elçi'ye uyanı, iki topuğu üzerinde gerisin geri dönenden ayırt edelim diye kıldık. Bu, Allah'ın hidayet verdikleri dışındakilere elbette ağır gelir. Allah sizin imanınızı zayi edecek değildir. Şüphesiz Allah insanlara karşı çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

Kuran-ı Kerim
Nur:31

لِيُعۡلَمَ

liyu'lama

Anlam:

bilinsin

Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, iffetlerini korusunlar, ziynetlerini görünen kısımları hariç açığa vurmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine örtsünler. Ziynetlerini kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kardeşlerinden, kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kadınlarından, sahip oldukları cariyelerinden, cinsel istek duymayan erkek hizmetçilerden veya kadınların avret yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri ziynetleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, hepiniz Allah'a tövbe edin ki kurtuluşa eresiniz.

Kuran-ı Kerim
Bakara:144

لَيَعۡلَمُونَ

le ya'lemune

Anlam:

bilirler

Biz senin yüzünün göğe çevrilip durduğunu elbette görüyoruz. Seni hoşnut olacağın bir kıbleye elbette döndüreceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Nerede olursanız yüzlerinizi onun tarafına çevirin. Kendilerine kitap verilenler, onun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah onların yaptıklarından gafil değildir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:33

وَأَعۡلَمُ

ve alemu

Anlam:

bilirim

Dedi ki: Ey Adem, onlara bunların isimlerini haber ver. O, onlara isimlerini haber verince dedi ki: Ben size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz bilirim, sizin açıkladığınızı da gizlemekte olduğunuzu da bilirim dememiş miydim?

Kuran-ı Kerim
Bakara:260

وَٱعْلَمْ

va'lem

Anlam:

bil

Hani İbrahim, 'Rabbim, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster' demişti. 'İnanmadın mı?' dedi. 'Hayır, inandım fakat kalbim mutmain olsun diye' dedi. 'Öyleyse kuşlardan dört tane al, onları kendine alıştır, sonra her dağın üzerine onlardan bir parça koy, sonra onları çağır, sana koşarak gelirler. Bil ki Allah Azizdir, Hakimdir.'