Ana Sayfa

Kök Analizi

ق و ل

Kök Analizi

ق و ل

103

Kullanım

68

Ayet

22

Anlam

103

Kuran

Kelime Formları (8)

قَالَ
قُلۡ
قَالُواْ
وَقَالُواْ
يَقُولُ
تَقُولُواْ
قَالُوٓاْ
قِيلَ

103 sonuçtan 21-40 gösteriliyor

KonumKelimeAnlamBağlam
Kuran-ı Kerim
Bakara:249

قَالَ

qala

dedi

Talut ordularla ayrılınca dedi ki: Allah sizi bir nehirle imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir, kim de onu tatmazsa o bendendir; ancak eliyle bir avuç avuçlayan müstesna. Onlardan azı müstesna ondan içtiler. O ve onunla beraber iman edenler onu geçince dediler ki: Bugün bizim Calut ve ordularına karşı gücümüz yoktur. Allah'a kavuşacaklarını düşünenler dediler ki: Nice az topluluk Allah'ın izniyle çok topluluğa galip gelmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:258

قَالَ

kale

dedi

Allah kendisine hükümdarlık verdiği için Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? İbrahim, 'Rabbim dirilten ve öldürendir' dediğinde o, 'Ben de diriltir ve öldürürüm' demişti. İbrahim, 'Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir' deyince, o inkâr eden şaşırıp kaldı. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

Kuran-ı Kerim
Bakara:260

قَالَ

kale

dedi

Hani İbrahim, 'Rabbim, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster' demişti. 'İnanmadın mı?' dedi. 'Hayır, inandım fakat kalbim mutmain olsun diye' dedi. 'Öyleyse kuşlardan dört tane al, onları kendine alıştır, sonra her dağın üzerine onlardan bir parça koy, sonra onları çağır, sana koşarak gelirler. Bil ki Allah Azizdir, Hakimdir.'

Kuran-ı Kerim
Bakara:260

قَالَ

kale

dedi

Hani İbrahim, 'Rabbim, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster' demişti. 'İnanmadın mı?' dedi. 'Hayır, inandım fakat kalbim mutmain olsun diye' dedi. 'Öyleyse kuşlardan dört tane al, onları kendine alıştır, sonra her dağın üzerine onlardan bir parça koy, sonra onları çağır, sana koşarak gelirler. Bil ki Allah Azizdir, Hakimdir.'

Kuran-ı Kerim
Bakara:260

قَالَ

kale

dedi

Hani İbrahim, 'Rabbim, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster' demişti. 'İnanmadın mı?' dedi. 'Hayır, inandım fakat kalbim mutmain olsun diye' dedi. 'Öyleyse kuşlardan dört tane al, onları kendine alıştır, sonra her dağın üzerine onlardan bir parça koy, sonra onları çağır, sana koşarak gelirler. Bil ki Allah Azizdir, Hakimdir.'

Kuran-ı Kerim
Bakara:260

قَالَ

kale

dedi

Hani İbrahim, 'Rabbim, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster' demişti. 'İnanmadın mı?' dedi. 'Hayır, inandım fakat kalbim mutmain olsun diye' dedi. 'Öyleyse kuşlardan dört tane al, onları kendine alıştır, sonra her dağın üzerine onlardan bir parça koy, sonra onları çağır, sana koşarak gelirler. Bil ki Allah Azizdir, Hakimdir.'

Kuran-ı Kerim
Bakara:93

قُلۡ

kul

de ki

Hani sizden söz almıştık ve Tur'u üzerinize kaldırmıştık: Size verdiğimize kuvvetle sarılın ve dinleyin demiştik. Onlar, 'İşittik ve isyan ettik' dediler. İnkarları sebebiyle kalplerine buzağı sevgisi içirildi. De ki: Eğer inanıyorsanız, imanınız size ne kötü şey emrediyor!

Kuran-ı Kerim
Bakara:94

قُلۡ

kul

de

De ki: Eğer Allah katındaki ahiret yurdu insanlar dışlanarak sadece size özgüyse, eğer doğru sözlüler iseniz ölümü dileyin.

Kuran-ı Kerim
Bakara:97

قُلۡ

kul

de

De ki: Kim Cebrail'e düşman ise, şüphesiz onu senin kalbine Allah'ın izniyle, iki elinin arasındakini doğrulayıcı, müminler için bir hidayet ve müjde olarak o indirdi.

Kuran-ı Kerim
Bakara:111

قُلۡ

kul

de

Ve dediler ki: Yahudi veya Hristiyan olanlardan başkası asla cennete girmeyecek. Bu onların kuruntularıdır. De ki: Eğer doğru söyleyenler iseniz delilinizi getirin.

Kuran-ı Kerim
Bakara:120

قُلۡ

kul

de

Yahudiler ve Hristiyanlar, sen onların milletine uymadıkça senden asla razı olmayacaklardır. De ki: Şüphesiz Allah'ın rehberliği, asıl rehberliğin ta kendisidir. Sana gelen ilimden sonra eğer onların arzularına uyarsan, senin için Allah'tan ne bir koruyucu ne de bir yardımcı vardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:135

قُلۡ

kul

de

Yahudi veya Hristiyan olun ki hidayete eresiniz dediler. De ki: Bilakis hanif olan İbrahim'in milleti. O ortak koşanlardan değildi.

Kuran-ı Kerim
Bakara:139

قُلۡ

qul

de

De ki: Allah bizim de Rabbimiz sizin de Rabbiniz iken O'nun hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz sizedir ve biz O'na ihlasla bağlıyız.

Kuran-ı Kerim
Bakara:140

قُلۡ

kul

de ki

Yoksa İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlarının Yahudi veya Hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? De ki: Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa Allah mı? Yanındaki Allah'tan gelen bir şahitliği gizleyenden daha zalim kim olabilir? Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:215

قُلۡ

kul

de ki

Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: Hayırdan ne infak ederseniz o, ana-baba, akrabalar, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Hayırdan ne yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilendir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:217

قُلۡ

kul

de ki

Sana haram ayı, onda savaşmayı soruyorlar. De ki: Onda savaşmak büyüktür. Ancak Allah yolundan alıkoymak, O'nu inkar etmek, Mescid-i Haram'ı men etmek ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyüktür. Fitne öldürmekten daha büyüktür. Eğer güçleri yeterse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner ve kafir olarak ölürse, işte onların amelleri dünyada ve ahirette boşa gitmiştir. İşte onlar ateşin arkadaşlarıdır, onlar orada ebedi kalacaklardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:220

قُلۡ

kul

de ki

Dünyada ve ahirette. Sana yetimleri soruyorlar. De ki: Onlar için ıslah hayırlıdır. Eğer onlarla bir arada yaşarsanız, onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah bozguncuyu ıslah ediciden ayırmasını bilir. Eğer Allah dileseydi sizi zahmete sokardı. Şüphesiz Allah Azizdir, Hakimdir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:222

قُلۡ

kul

de ki

Sana ay halini soruyorlar. De ki: O bir ezadır. Ay hali süresince kadınlardan uzak durun ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit Allah'ın size emrettiği yerden onlara varın. Şüphesiz Allah çokça tövbe edenleri sever ve çokça temizlenenleri sever.

Kuran-ı Kerim
Bakara:25

قَالُواْ

kalu

dediler

İman eden ve salih ameller işleyenleri, altlarından nehirler akan cennetlerle müjdele. Oradan rızık olarak bir meyve sunulduğunda, 'Bu daha önce rızıklandırıldığımız şeydir' derler. Onlara birbirine benzer şekilde sunulmuştur. Onlar için orada tertemiz eşler vardır ve onlar orada ebedi kalacaklardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:32

قَالُواْ

kalu

dediler

Dediler: Seni tenzih ederiz, bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen Alim, Hakim olansın.

Kuran-ı Kerim
Bakara:249

قَالَ

qala

Anlam:

dedi

Talut ordularla ayrılınca dedi ki: Allah sizi bir nehirle imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir, kim de onu tatmazsa o bendendir; ancak eliyle bir avuç avuçlayan müstesna. Onlardan azı müstesna ondan içtiler. O ve onunla beraber iman edenler onu geçince dediler ki: Bugün bizim Calut ve ordularına karşı gücümüz yoktur. Allah'a kavuşacaklarını düşünenler dediler ki: Nice az topluluk Allah'ın izniyle çok topluluğa galip gelmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:258

قَالَ

kale

Anlam:

dedi

Allah kendisine hükümdarlık verdiği için Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? İbrahim, 'Rabbim dirilten ve öldürendir' dediğinde o, 'Ben de diriltir ve öldürürüm' demişti. İbrahim, 'Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir' deyince, o inkâr eden şaşırıp kaldı. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

Kuran-ı Kerim
Bakara:260

قَالَ

kale

Anlam:

dedi

Hani İbrahim, 'Rabbim, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster' demişti. 'İnanmadın mı?' dedi. 'Hayır, inandım fakat kalbim mutmain olsun diye' dedi. 'Öyleyse kuşlardan dört tane al, onları kendine alıştır, sonra her dağın üzerine onlardan bir parça koy, sonra onları çağır, sana koşarak gelirler. Bil ki Allah Azizdir, Hakimdir.'

Kuran-ı Kerim
Bakara:260

قَالَ

kale

Anlam:

dedi

Hani İbrahim, 'Rabbim, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster' demişti. 'İnanmadın mı?' dedi. 'Hayır, inandım fakat kalbim mutmain olsun diye' dedi. 'Öyleyse kuşlardan dört tane al, onları kendine alıştır, sonra her dağın üzerine onlardan bir parça koy, sonra onları çağır, sana koşarak gelirler. Bil ki Allah Azizdir, Hakimdir.'

Kuran-ı Kerim
Bakara:260

قَالَ

kale

Anlam:

dedi

Hani İbrahim, 'Rabbim, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster' demişti. 'İnanmadın mı?' dedi. 'Hayır, inandım fakat kalbim mutmain olsun diye' dedi. 'Öyleyse kuşlardan dört tane al, onları kendine alıştır, sonra her dağın üzerine onlardan bir parça koy, sonra onları çağır, sana koşarak gelirler. Bil ki Allah Azizdir, Hakimdir.'

Kuran-ı Kerim
Bakara:260

قَالَ

kale

Anlam:

dedi

Hani İbrahim, 'Rabbim, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster' demişti. 'İnanmadın mı?' dedi. 'Hayır, inandım fakat kalbim mutmain olsun diye' dedi. 'Öyleyse kuşlardan dört tane al, onları kendine alıştır, sonra her dağın üzerine onlardan bir parça koy, sonra onları çağır, sana koşarak gelirler. Bil ki Allah Azizdir, Hakimdir.'

Kuran-ı Kerim
Bakara:93

قُلۡ

kul

Anlam:

de ki

Hani sizden söz almıştık ve Tur'u üzerinize kaldırmıştık: Size verdiğimize kuvvetle sarılın ve dinleyin demiştik. Onlar, 'İşittik ve isyan ettik' dediler. İnkarları sebebiyle kalplerine buzağı sevgisi içirildi. De ki: Eğer inanıyorsanız, imanınız size ne kötü şey emrediyor!

Kuran-ı Kerim
Bakara:94

قُلۡ

kul

Anlam:

de

De ki: Eğer Allah katındaki ahiret yurdu insanlar dışlanarak sadece size özgüyse, eğer doğru sözlüler iseniz ölümü dileyin.

Kuran-ı Kerim
Bakara:97

قُلۡ

kul

Anlam:

de

De ki: Kim Cebrail'e düşman ise, şüphesiz onu senin kalbine Allah'ın izniyle, iki elinin arasındakini doğrulayıcı, müminler için bir hidayet ve müjde olarak o indirdi.

Kuran-ı Kerim
Bakara:111

قُلۡ

kul

Anlam:

de

Ve dediler ki: Yahudi veya Hristiyan olanlardan başkası asla cennete girmeyecek. Bu onların kuruntularıdır. De ki: Eğer doğru söyleyenler iseniz delilinizi getirin.

Kuran-ı Kerim
Bakara:120

قُلۡ

kul

Anlam:

de

Yahudiler ve Hristiyanlar, sen onların milletine uymadıkça senden asla razı olmayacaklardır. De ki: Şüphesiz Allah'ın rehberliği, asıl rehberliğin ta kendisidir. Sana gelen ilimden sonra eğer onların arzularına uyarsan, senin için Allah'tan ne bir koruyucu ne de bir yardımcı vardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:135

قُلۡ

kul

Anlam:

de

Yahudi veya Hristiyan olun ki hidayete eresiniz dediler. De ki: Bilakis hanif olan İbrahim'in milleti. O ortak koşanlardan değildi.

Kuran-ı Kerim
Bakara:139

قُلۡ

qul

Anlam:

de

De ki: Allah bizim de Rabbimiz sizin de Rabbiniz iken O'nun hakkında bizimle tartışıyor musunuz? Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz sizedir ve biz O'na ihlasla bağlıyız.

Kuran-ı Kerim
Bakara:140

قُلۡ

kul

Anlam:

de ki

Yoksa İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlarının Yahudi veya Hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? De ki: Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa Allah mı? Yanındaki Allah'tan gelen bir şahitliği gizleyenden daha zalim kim olabilir? Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:215

قُلۡ

kul

Anlam:

de ki

Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: Hayırdan ne infak ederseniz o, ana-baba, akrabalar, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Hayırdan ne yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilendir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:217

قُلۡ

kul

Anlam:

de ki

Sana haram ayı, onda savaşmayı soruyorlar. De ki: Onda savaşmak büyüktür. Ancak Allah yolundan alıkoymak, O'nu inkar etmek, Mescid-i Haram'ı men etmek ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyüktür. Fitne öldürmekten daha büyüktür. Eğer güçleri yeterse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner ve kafir olarak ölürse, işte onların amelleri dünyada ve ahirette boşa gitmiştir. İşte onlar ateşin arkadaşlarıdır, onlar orada ebedi kalacaklardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:220

قُلۡ

kul

Anlam:

de ki

Dünyada ve ahirette. Sana yetimleri soruyorlar. De ki: Onlar için ıslah hayırlıdır. Eğer onlarla bir arada yaşarsanız, onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah bozguncuyu ıslah ediciden ayırmasını bilir. Eğer Allah dileseydi sizi zahmete sokardı. Şüphesiz Allah Azizdir, Hakimdir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:222

قُلۡ

kul

Anlam:

de ki

Sana ay halini soruyorlar. De ki: O bir ezadır. Ay hali süresince kadınlardan uzak durun ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit Allah'ın size emrettiği yerden onlara varın. Şüphesiz Allah çokça tövbe edenleri sever ve çokça temizlenenleri sever.

Kuran-ı Kerim
Bakara:25

قَالُواْ

kalu

Anlam:

dediler

İman eden ve salih ameller işleyenleri, altlarından nehirler akan cennetlerle müjdele. Oradan rızık olarak bir meyve sunulduğunda, 'Bu daha önce rızıklandırıldığımız şeydir' derler. Onlara birbirine benzer şekilde sunulmuştur. Onlar için orada tertemiz eşler vardır ve onlar orada ebedi kalacaklardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:32

قَالُواْ

kalu

Anlam:

dediler

Dediler: Seni tenzih ederiz, bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen Alim, Hakim olansın.